Akne tedavisinin temel taşlarından biri, cilt temizliğine verilen önemdir. Akneye yatkın ciltlerin hassas yapısı göz önünde bulundurularak doğru temizlik ürünlerinin seçilmesi ve düzenli bir rutin oluşturulması gereklidir. Sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez, akneli ciltler için özel olarak formüle edilmiş, nazik yüz yıkama jelleri veya köpükleri kullanılmalıdır. Bu ürünler, cildin doğal yağ dengesini bozmadan fazla sebumu, kiri ve makyaj kalıntılarını temizlemeye yardımcı olur. Cildi aşırı kurutmak, tam tersine yağ bezlerinin daha fazla sebum üretmesine neden olabileceği için kaçınılması gereken bir durumdur. Bu nedenle, alkol bazlı veya sert kurutucu maddeler içeren ürünlerden uzak durulmalıdır.
Temizlik sonrası, cildin nem dengesini korumak için akneye uygun nemlendiriciler kullanılmalıdır. Yağsız (oil-free), komedojenik olmayan (gözenekleri tıkamayan) formüller tercih edilmelidir. Bu nemlendiriciler, cildin nem bariyerini güçlendirerek dış etkenlere karşı daha dirençli olmasını sağlar ve tedavi sürecinde oluşabilecek kuruluk veya hassasiyeti azaltır.
Güneşin zararlı UV ışınları, akne lezyonlarının iyileşme sürecini olumsuz etkileyebilir, hiperpigmentasyon (koyu leke) oluşumunu artırabilir ve cildin genel sağlığını bozabilir. Bu nedenle, akneye eğilimli ciltler için güneş kremi kullanımı ihmal edilmemelidir. Güneş kremi seçerken de yine komedojenik olmayan, yağsız ve tercihen SPF 30 veya üzeri koruma sağlayan ürünler tercih edilmelidir. Yaz aylarında veya güneşe maruz kalınan durumlarda güneş kremi düzenli olarak yenilenmelidir. Doğru ürün seçimi ve düzenli bakım alışkanlıkları, aknenin kontrol altına alınmasına ve cildin daha sağlıklı bir görünüme kavuşmasına yardımcı olur.